Rinoplastide Doğru Yöntem Hangisi?

Rinoplastide Doğru Yöntem Hangisi?

Rinoplasti ameliyatı AÇIK MI, KAPALI MI olmalı?

Rinoplasti ameliyatlarında uzun yıllardır süregelen “açık yöntem mi yoksa kapalı mı daha iyi” tartışmalarına son noktayı bu yazımızla koyuyoruz.

Daha düzgün, simetrik, yüz ile uyumlu ve orantılı, göze hoş gelen bir burun yaratmak için gerçekleştirilen estetik operasyonlara rinoplasti adı veriliyor.

Rinoplasti hem açık hem de kapalı yöntemle gerçekleştirilebilen bir uygulama. Son yıllarda bu yöntemlere ek olarak Piezo tekniği de hem açık hem de kapalı ameliyatlarda deneyimli hekimlerce gerçekleştiriliyor.

Ancak bu yöntemlerden hangisinin daha etkili, daha başarılı ve daha doğru olduğu yönünde tam bir fikir birliği oluşmuş değil.

İşe önce açık ve kapalı ameliyatın nasıl gerçekleştirildiğini kısaca tarif ederek başlayalım.

Açık ameliyatta burnun alt ucundan minik bir kesi açılarak, cilt kaldırılır. Kemik ve kıkırdak iskeleti tamamen açıkta kalır ve gerekli müdahaleler yapıldıktan sonra cilt kapatılır. 6-0 denilen en ince cilt renginde özel ipliklerle burun estetik olarak dikilir. Kendinden eriyen dikişlerin alınması gerekmez. Kesi izi genellikle 6 ay içinde kaybolur.

Kapalı ameliyatta ise her iki burun kanadının altından yani içeriden kesi açılarak burun bir ekartör yardımı ile kaldırılır. Bu şekilde kemik ve kıkırdaklara müdahale edilir.

ARTILAR ve EKSİLER

Açık ameliyatın da, kapalı ameliyatın da bazı artıları ve eksileri bulunmaktadır.

Kapalı yöntemin artıları şöyle sıralanır:

  • Burun çevresindeki ödem daha hızlı iyileşir ve burun daha erken oturur.
  • Ameliyat süresi açık tekniğe göre daha kısadır.
  • Kesi içeriden açıldığı için herhangi bir iz göze çarpmaz.

 

Bu tekniğin eksileri ise şu şekildedir:

  • Açık ameliyatta olduğu gibi burnun iç yapısı tamamıyla görülemez. Bu da hekime kısıtlı bir görüş sahası sunar.
  • Kısıtlı görüş sahası nedeniyle, burunda yapılması gereken tüm işlemler gerçekleştirilemeyebilir.
  • Bu teknik, ciddi travmatik eğriliklerin olduğu burun yapıları için çok da uygun değildir.



Açık yöntemin artıları şöyledir:

  • Cilt kaldırıldıktan sonra burnun kemik ve kıkırdak iskeleti tam olarak görüntülenebildiği için, doğru müdahalelerin tamamının rahatlıkla yapılmasına olanak tanır.
  • En zorlu deformitelerin ve travmatik vakaların bile giderilmesi bu yöntemle mümkün olmaktadır.
  • Hastaların endişe duydukları kesi izi en geç 6 ay içinde kendiliğinden kaybolur veya fark edilmeyecek seviyeye gelir.

 

Eksileri ise şu şekilde sayılabilir:

  • Burundaki ödem kapalı yönteme kıyasla daha geç iner.
  • Burnun oturması biraz daha uzun sürer.

Sizin için hangisi daha önemli?

Günümüzde burun estetiği yaptırmak isteyen birçok hastanın en sık sorduğu soruların başında, ameliyat sonrası iz kalıp kalmayacağı ve burnun iyileşme süresinin ne kadar hızlı olacağı geliyor. Oysaki asıl soru; “En iyi burun hangi yöntemle elde edilebilir” olmalıdır.

Rinoplastinin temel amacı hastanın yüzüne yakışan ve uyumlu duran, doğal ve güzel bir burun yaratabilmektir. Dolayısıyla da burnun yapısına göre hangi yöntem daha iyi sonucu verecekse, o yöntem hasta için en doğrusudur.

Bazı burunlar için kapalı yöntem ideal olandır; bazı durumlarda ise en mükemmel sonuca açık ameliyatla ulaşılabilir.

Sağdan soldan duyduklarınıza değil HEKİMİNİZE GÜVENİN

Hayalinizdeki buruna kavuşmak istiyorsanız; ameliyat yöntemi konusunda hekiminize güvenmenizi tavsiye ediyoruz.  

Hangi yöntemle yapılırsa yapılsın, burnun tam şeklinin oturması için 1 yıl süre gereklidir. 1 yıl sonra yüzünüzün güzelliğini ön plana çıkartan, son derece doğal duran bir buruna kapalı yöntemle sahip olabilecekseniz hekiminiz bu yöntemi tercih edecektir. Ancak bu burunu elde edebilmenin en etkin yolu açık rinoplasti ameliyatı ise, hekiminizin bu yöntemi uygulaması her şeyden önce sizin avantajınızadır.

No Comments

Sorry, the comment form is closed at this time.

WhatsApp