Meniere Hastalığı Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Meniere Hastalığı Hakkında Bilinmesi Gerekenler

En önemli bulgusu belirli zamanlarda gelen baş dönmesi, sersemlik, kulak çınlaması, kulakta dolgunluk hissi ve işitme kaybı olan Meniere hastalığı iç kulak sıvılarının basıncının artması sonucu oluşur. Meniere hastalığı genel olarak tek bir kulakta meydana gelse de Meniere hastalarının yaklaşık %20’sinde bu hastalık her iki kulağı birden etkiler.

Meniere hastalığı her yaşta ortaya çıkabilse de hastalığın orta ve ileri yaşlarda görülme sıklığı orta ve ileri yaşlarda görülme sıklığı artar. Kronik bir sağlık sorunu olarak kategorize edilebilen Meniere hastalığının tedavisi kişinin günlük yaşam kalitesinin arttırılmasını hedefler.

Meniere Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Meniere hastalığının semptomları ve semptomlarının şiddeti kişiden kişiye değişebilir.

  • Tekrarlayan Vertigo atakları: Meniere hastalığı olanlarda vertigo atakları anlık olarak başlar ve genellikle 20 dakika ila 24 saat içerisinde son bulur. Ender olarak şiddetli vertigo atakları mide bulantısına ve kusmaya neden olabilir.
  • İşitme kaybı: Meniere hastalığı olanlarda işitme kaybı oluşabilir, hastalığın erken safhalarında hastalar işitme duyularının gelip gittiğini fark edebilirler. Hastalığın tedavisine geç kalındığında kalıcı işitme kayıpları da oluşabilir.
  • Kulak çınlaması: Meniere hastalarda kulak çınlaması şikayetlerine neden olabilir.
  • Kulakta dolgunluk: Meniere hastalığı olanlar kulaklarda dolgunluk hissi yaşayabilirler.

 

Meniere hastalığı ilerledikçe semptomları şiddetlenebilir. İşitme kaybı ve kulak çınlaması kronikleşebilir ve dengede sorunlar yaşanabilir. Baş dönmesi kusma, çarpıntı ve bulantı gibi yan şikayetlere neden olup bireylerde panik atak nöbeti geçiriyormuş hissi yaratabilir.

 

Meniere Hastalığının Nedenleri Nelerdir?

İç kulaklarda sıvı ile dolu olan ve labirent adı verilen kısımda işitme ve denge yapıları bulunur. Meniere hastalığı olan kişilerde iç kulakta her zamankinden fazla sıvı olduğu için işitme ve denge sinyalleri beyne net olarak iletilemeyebilir, bu durumda vertigo ve işitme kayıpları oluşur.

Meniere hastalığının nedenleri kesin değildir yine de bazı risk faktörlerinin Meniere oluşma riskini arttırdığı düşünülür. Meniere risk faktörleri şu şekilde sıralanabilir:

  • Kulak yapısından kaynaklı drenaj sorunları
  • Bağışıklık sistemi yanıtları
  • Alerjiler
  • Viral enfeksiyonlar
  • Genetik yatkınlık
  • Migren

 

Meniere Nasıl Teşhis Edilir?

Meniere teşhisi öncesinde hastaların fiziksel muayeneleri yapılır, semptomları hakkında detaylı bilgi edinilir. Muayene esnasında hastalar vertigo atağı geçirmiyorsa hastalığın teşhisi zorlaşabilir, Meniere hastalığı teşhisinde çoklu testler gerekli hale gelebilir.

Hastaların anlattıkları ve muayene sonuçları Meniere şüphesini doğuruyorsa işitme testleri yapılır. Meniere hastalığının tutunduğu kulakta işitme kaybının olup olmadığının anlaşılması amacıyla gerçekleştirilen test sonrası, işitme kaybının derecesi ya da  işitme kaybının olup olmadığı ile ilgili bilgi edinilir.

İşitme testi yapıldıktan sonra hastalara denge testleri de uygulanabilir; elektronistagmografi, vestibüler uyarılmış potansiyel ölçümleri, elektrokohleografi veya MRI ve BT gibi görüntüleme tekniklerine başvurulabilir.

 

Meniere Hastalığının Tedavisi

Meniere hastalığının tedavisi hastaların yaşadıkları işitme kaybı ve vertigo atakları gibi günlük hayatı etkisi altına alabilecek şikayetlerin şiddetine göre kademeli olarak planlanır. Bu kapsamda hastalara ilaç tedavisi uygulanması ve hastaların yaşam alışkanlıklarında değişiklik yapması gerekir.

Hastalığın tedavisinin ilk aşamasında iç kulağa kortizon enjekte edilebilir. Tedavi süresince hastalardan sigara kullanımını bırakması, stresten uzak durması, kilo kontrolü sağlaması ve düzenli egzersiz yapması istenir. Birçok hastanın meniere hastalığı bu tedbirlerle kontrol altına alınabilir. Ancak sık sık vertigo atağı geçiren ve bu nedenle iş gücü kaybına uğrayan hastalar için cerrahi uygulamalar da yapılabilir.

Hastanın işitmesi iyi ise iç kulaktaki sıvıların bulunduğu endolenfatik kesenin drenajı gerçekleştirilir ve denge siniri kesilerek baş dönmesi sorununun yok edilmesi sağlanır. Hastanın yaşadığı baş dönmesi şikayetlerine ek olarak ciddi bir işitme kaybı bulunuyorsa hastaya gemtamisin adı verilen ve iç kulağı tahrip eden damlalar uygulanır ya da iç kulağın tamamen ortadan kaldırılmasına yönelik olarak labirentektomi operasyonu uygulanır.

Özetlemem gerekirse Meniere hastalığının tedavisinde hastanın hayat tarzı değişiklikleri yapması ve hastaya medikal tedavi uygulanması; bu hastalığın en önemli semptomu olan baş dönmesi ataklarının sıklığının azaltılması ve hastanın hayat konforunun arttırılması adına yeterlidir. Baş dönmesinin kontrol altına alınamadığı nadir durumlarda Meniere tedavisinde cerrahi seçenekler değerlendirilir. Cerrahi tedavi kapsamında da ilk basamak iç kulağa iğne ya da tüp takılma yöntemiyle steroid verilmesidir. Minimal invaziv olarak sınıflandırılan steroid tedavisi medikal tedavi ve yaşam tarzı değişiklikleri ile kontrol altına alınamayan baş dönmesi ataklarını büyük oranda azaltır. Steroid tedavisine yanıt verilmemesi halinde az önce belirttiğim daha invaziv teknikler son seçenek olarak değerlendirilebilir.

No Comments

Sorry, the comment form is closed at this time.

WhatsApp