İnsanın sonsuz tutkusu; Güzellik

İnsanın sonsuz tutkusu; Güzellik

Bugün her zamanki konulardan biraz sıyrılıp, güzellik kavramından bahsetmek istiyorum.

Güzellik, kitaplara sığmayacak kadar derin ve engin bir konu… O yüzden güzellik kavramının kısa bir tarihçesi ve estetik ile olan ayrılmaz beraberliği benim bu yazımdaki odak noktam olacak.

Güzellik kavramı aslında insanoğlu ile yaşıttır. Çünkü güzellik insanın yarattığı, şekillendirdiği ve değer biçtiği bir kavramdır.

Antik çağlardan bu yana güzellik, felsefeden sanata, toplumbiliminden psikolojiye kadar birçok farklı alanın hem temel konusu olmuş hem de onların diğer çalışma konularını da derinden etkilemiştir.

Peki, ‘güzellik’ tam olarak nedir?

Güzelliğin tanımı zaman içinde birçok ünlü düşünür, yazar, bilim insanı tarafından farklı bakış açılarıyla yapılmıştır.

Güzellik; canlı bir varlığın ya da somut veya soyut olan herhangi bir şeyin insana haz vermesi ve hoşnutluk yaratması sonucu ortaya çıkan bir niteliktir.

İnsan, güzelliği 5 duyu organıyla algılar.

Bir insanın yüzü, bir yemeğin tadı, bir tablonun içimizde uyandırdığı duygu, bir müziğin tınısı, hoş bir koku, bir kelebeğin deseni, bir çiçeğin rengi, bir bebeğin masumiyeti, bir kedinin delici bakışları… Kısacası gördüğümüz, duyduğumuz, dokunduğumuz, kokladığımız, tattığımız ve bu algılar sonunda bizde belli duygular uyandıran birçok şeye “güzellik” niteliğini atfederiz.

Yapılan bilimsel araştırmalar insanın somut güzellik algısında ‘altın oran’ın da önemli bir etkisi olduğunu ortaya koymuştur. Altın oran en basit tabiri ile seçilen iki nokta arasındaki ideal uzaklık orantısıdır. Buna göre; yüz, hayvan, çiçek, mimari eser, heykel gibi somut olan her şeyde 1.618 oran varsa; insan gözüne güzel görünmektedir.

Kalıplara sığmayan kavram

Altın oran güzellik için önemli kıstaslardan biridir ancak tek ve sabit bir güzellik koşulu değildir. Aslında güzellik ile ilgili belki de “değişmez” diyebileceğimiz tek nitelik, bu kavramın değişebilirliğidir.

Her toplum, her kültür güzelliğe farklı bakar.

Güzellik kavramı coğrafyadan, geçmişin mirasından, toplumsal yapıdan, maddi ve manevi değerlerden, farklı toplumların birbirileri ile olan ilişkisinden fazlasıyla etkilenir.

Güzellik zamana göre de değişen bir kavramdır. Her çağda güzellik anlayışı yenilenir. Antik Çağ’ın güzeli ile Orta Çağ’ın güzeli aynı değildir. Modern dünyanın güzel kabul ettiği nitelikler ise tamamen farklılaşmıştır.

Güzellik aynı zamanda göreceli bir kavramdır. Her toplumun, her çağın, her kültürün güzel olarak kabul ettiği belli başlı kriterler olsa da, güzellik kişiden kişiye değişebilen; bu anlamda duygusal ve kişisel temelleri de olan bir kavramdır. Biri için güzel olan, bir başkasına son derece sıradan ve hatta çirkin bile gelebilir.

İşte bu değişkenlik ve görecelilik özellikleri nedeniyle güzellik, Dünya üzerinde insan var oldukça tanımlanmaya devam edecektir.

Güzellik ve estetik ilişkisi

Güzelliği daha iyi anlamanın yolu aslında estetik kavramından geçer.

Estetik Yunanca “aesthesia” kelimesinden tüm dünyaya yayılmıştır. Anlamı; duygu, duyum, duygusallık ve algıdır.

Estetik, felsefenin sanat, güzellik ve tatla ilgilenen özel bir dalıdır. Güzelliğin nasıl oluştuğunu ve oluşturulduğunu, neye göre değerlendirildiğini araştırır.

Estetiğin sözlük anlamlarından bir diğeri ise; güzel olan, güzellik duygusuna uygun olan, insanda güzellik hissi yaratan her şeydir.

Yani bir anlamda güzellik kavramı estetiğin bir parçasıdır.

Tıpta estetik nedir?

Estetiğin tıpla olan ilişkisi de doğal olarak güzellik temeline dayanır.

Medikal estetik veya estetik tıp aslında ‘sanatsal’ bir anlayışa dayanır ve hekimlerin tıbbi teknikleri ve araçları kullanarak güzelliği yaratması şeklinde tanımlanabilir.

Tıpta estetik, yüzün ve/veya vücudun görünüşünün, güzellik anlayışına uygun şekilde değiştirilmesi veya iyileştirilmesidir.

Bu anlamda cildi, yüzü, vücudu kapsayan her türlü kozmetik ve cerrahi güzelleştirme uygulaması estetik tıbbın alanıdır.

Güzellik insan için çok değerli bir kavramdır ve estetik tıp uygulamalarının da yoğun talep görmesinin temelinde bu gerçek yatar. İnsanın güzelliğe olan tutkusu ve güzelliği arayışı estetik tıbbın da her geçen gün kendini yenilemesine ve geliştirmesine ilham vermektedir.

No Comments

Sorry, the comment form is closed at this time.

WhatsApp