Burnun da Bir Matematiği Var

Burnun da Bir Matematiği Var

Yüz güzelliğinin sırrı, biçimli bir burunda saklıdır. Çünkü biçimli bir burun, yüzün diğer yapılarını vurgulayarak, bütünsel bir çekicilik oluşmasını sağlar.

Peki, biçimli burun nedir, nasıl olur?

Bir burnun güzel kabul edilmesini sağlayan temel unsurlar nelerdir?

Bu yazımda, size burnun matematiğinden bahsetmek istiyorum.

Burun güzelliğinin belli bir mantığı ve standart aralıklarda değişkenlik gösteren ölçüleri vardır.

Burnun profilden bakıldığındaki uzunluğuna projeksiyon; önden bakıldığında burun tabanı ve ucu arasındaki mesafeye (yüksekliğe) de rotasyon deriz.

Burun projeksiyonu ve burun rotasyonu arasındaki uyum ve orantı ise çekimi bir görünümün anahtarıdır. Yani; burun uzunluğu ve burun ucunun kalkıklığı arasındaki matematiksel orantı ve uyum güzellik algısını bir araya getiren unsurlardır.

ROTASYON ÖLÇÜLERİ NASIL OLMALI?

Rinoplastide gerek hastalarımızın gerekse biz hekimlerin genel eğilimi; doğal görünen ve kişinin yüzüne yakışan bir burun oluşturabilmektir.

Projeksiyon ve rotasyonun birbiri ile uyumlu olacak şekilde ve uygun bir hatta birleşmesi ise buruna doğallığını ve çekiciliğini veren ana kriterdir.

Güzel ve doğal bir burun ucu elde etmek için standart kabul ettiğimiz belli yükseklik ölçüleri vardır. Kadınlarda burnun tabanı ve ucu arasındaki açı 100-110 derece aralığındadır; erkeklerde ise bu ölçü 90-100 derece arasındadır.

Kadın ve erkekte burun kalkıklığının farklı olması, feminen-maskülen görünümle alakalıdır. Örneğin erkeklerde burun 110 derecelik açı ile kaldırıldığında daha kadınsı yani feminen görünme riski oluşur. Kadınlarda da tam tersi 90 derece ideal durmayabilir.

Bu ölçüler sadece kadın ve erkeklere göre değil; kişinin yüz yapısına göre de farklılık arz etmektedir.

FAZLASI KÖTÜ DURUR

Burun rotasyonu ve projeksiyonunda standart ölçülerin üstü güzellik algısını da olumsuz etkiler.

Örneğin bir burnun projeksiyonu çok fazlaysa yani over-projected tabir ettiğimiz durum söz konusuysa; profilden bakıldığında doğallığı bozacak şekilde çok uzun bir burun ortaya çıkar.

Rotasyonu aşırı yüksek olduğunda ki biz buna over-rotated yani domuz burnu demekteyiz; bu sefer de güzellik algısını bozan, burun deliklerinin fazlasıyla gözler önüne serildiği, kötü bir görüntü ile karşı karşıya kalırız.

Her iki durumun da yaşanmaması için rotasyon ve projeksiyonun kararında ayarlanması ve birlikte en iyi şekilde sentez edilmesi büyük önem taşır.

BURUNDA TEK BİR STANDART OLAMAZ

Tabii her konuda olduğu gibi burunda da herkes için geçerli tek bir standarttan bahsetmek mümkün değildir. Zaten standart kabul ettiğimiz ölçüler de belli bir aralıkta değişkenlik gösterir; dolayısıyla tek bir rakamda sabitlenemez.

Her insanın yüz yapısı ve bu yüz yapısına uyacak burun şekli eşsizdir. Gerek rotasyonu gerekse projeksiyonu belirlerken burun tasarımı kişiye özel ele alınıp, ayarlanmalıdır. Çünkü bir kişide 100 derecelik burun mükemmel sonucu verirken, bir başka kişinin yüzünde ise 105 veya 110 derecelik açı en iyi sonuca bizi götürecektir.

Son olarak daha önceki yazılarımda da özellikle üzerinde durduğum bir konuyu tekrar etmek isterim: Rinoplasti ne kadar iyi yapılırsa yapılsın; her zaman, her kişide tek başına mükemmel bir yüz görünümü elde etmek için yeterli gelmeyebilir.

Hastanın beklenti ve talepleri doğrultusunda; rinoplasti ile birlikte tamamlayıcı uygulamalar da devreye alınabilmektedir. Özellikle çene, yanak, alın, dudak gibi burnun görünümüne direkt etki eden yapıların da geliştirilmesi ile maksimum başarı ve yüzde 100 hasta memnuniyeti sağlanabilmektedir. Geride kalmış bir çenenin dolgu ile öne alınması, alın çizgilerinin pratik bir botoks uygulaması ile giderilmesi, yanakların kaldırılması veya yüzün ovalleştirilerek çene hattının belirginleştirilmesi gibi işlemler, rinoplastinin de güzelliğini ortaya çıkarır.

No Comments

Sorry, the comment form is closed at this time.

WhatsApp